Nuri GÜRGÜR
Haziran 2009 Cilt: 26 | Sayı : 262
Ülkemizde giderek yoğunlaşan bir kutuplaşma yaşanıyor. Siyasal ve toplumsal alanlarda bir süreden beri var olan tartışmalar, demokratik bir toplumun özellikleri bağlamında görüşlerin normal şekilde açıklanması olmaktan çıkıyor. Karşısındakileri ezip sindirmeye, bertaraf etmeye yönelik husumete dönüşüyor. Kendi söylediklerinin tek hakikat olduğuna iman eden “kesin inançlılık” hâli, karşıtlarından tedirgin oluyor, kuşku duyuyor; onların varlığını kendisine yönelik doğrudan bir tehdit şeklinde algılıyor.